Uzun bir zamanın üstüne geçtim bilgisayar başına satırlara dökmek istedim, içimdeki duyguları; Belki usta bir yazar gibi olmuyor yazılarım ama takımımızda öyle değil mi ?
Biz en iyisini beklerken gelen saha sonuçları ve sürüklediği çukur yaşadığımız!

Taraftar olmak sahip çıkmaktır, kitlelerin hep birlikte aynı fikri savunmayacağı kesin olan, her bir kişi kendinden sorumlu bir birey sonuç olarak.
Ama ortak bir mücadeleniz yada sevdanız var ise değişir duygular, bu sevda hele birde FENERBAHÇE gibi büyük ise işte o zaman durup düşünmek ve ortak noktayı bulmaktır, yakışan, geçmişten başlayan fikir ayrılıkları saha sonuçları ile birlikte tavan yaptı.
İsimler arma unutularak baş tacı yapıldı, bu durumda olmanın nedeni
baş tacı yapılan isimler oldu.

Seksenli doksanlı yıllardaki takım sevgisini, tribün birlikteliğini beklemek çok zor artık.
Çağlar ekonomiler ve ardı ardına değişen milyonlarca teknolojik hamle bunun olmasına ruhen ve bedenen ters zaten artık hayat denen yol bize uygun olmasa bile sürekli değişiyor.

Büyük bir destek ve sevgi ile göreve getirilen teknik adamımız; Ersun Yenal ile başlandı yeni sezon planları büyük hedefler ve süreklilik gösterecek başarılar hedef alınarak.
Bazen evdeki hesap çarşıya uymaz, ancak uymadığı öylesi net belli ediyordu kendini bunu anlamak için çok önemli bir keşif yapmaya gerek yoktu.

Sezon kadro planlaması sadece hocanın suçu değil, önümüzde birde Comolli gerçeği vardı.
İki isimde bakıldığında önemli başarılar almış isimler, ama ya anlatıkları büyüklüğü anlamadılar, yada bir anlık akıl tutulmaları bize denk geldi.

Ama kendileri için olumlu olacak kısımları çok iyi kullandılar yeri gelince ( sosyal medya)
burada başarısız hamlelerini aylarca yaratıkları kamuoyu ile gizlemeyi başardılar.
Eksik bölgeleri ve alternatifsiz kalan bölgeleri saymama tek tek gerek yok sanırım işte bu tüm eksik noktalar için hayli oyuncu sayısı fazla orta alan kullanıldı.

Sezon başı yollarımızı ayırdığımız Martin ligimizde ekibi ile şampiyonluğa ulaşırken, biz üstüne; Sivas deplasmanında Sadık sakatlığı ile sürekli geriledik.
Önemli bir spor adamı iseniz önce kadronuzdaki oyuncunuzu uygun şartlara inerek tuta bilirsiniz.
Zanka transferi isimi ve geldiği ekibin küme düşüşü ile zaten ben bu yaranın ilacı değilim dedirdi.

İyi niyetli adamların üzerinden oynanır kumar hep hayat yolunda bu iş hep böyle yürür, Jailson yetenekleri tartışılır ama kendisine olan güvenini kaybetmesinin en büyük nedeni bu yanlış kadro yapısıdır.

Uzatmama gerek yok madalyonun bu yüzünü, ülkemizde her bir fert çok seviyor futbolu ve bu oyun üzerinde mutlaka fikirleri var. Burada pek çok kişi ile aynı fikirde olduğumuzu tahmin ediyorum. Çünkü gerçek tekdir ve tartışmaya kapalıdır!

 En can alıcı kısım sadece taraftarımızın değil taraflı yada tarafsız tüm futbol ailesinin desteğini alarak seçilen yönetim kurulu, sayın başkanımız Ali Koç’un ismini tek başına yazmayışımın nedeni kesinlik ile yaptığı hataları örtme isteğim değildir.
Yakından tanıyanlar bilir zaten kendisinin seçmeni değildim. (Oy kullanma şansım olmasa’da)

Neden yönetim kurulu yazdım çünkü çizilen profil bize ekip işini gösterir, bir başarısızlık yada yanlış yönlendirme var ise bu tamamen birlikte alınması gereken bir sorumluluktur.
Yaptığımız YouTube programı Örümcek ağında ve çeşitli yazılarımda bu kurulun yetersiz ve başkanı hedefe götürecek isimlerden oluşmadığını konuştum yada yazdım.

4 Haziran sabahı itibari ile bir sloganı sürekli paylaştım; AZİZ OLANDA KOÇ GİBİ DURMASI GEREKENDE FENERBAHÇE !!!

Sevdamızı yaralamak isteyenler buna izin vermedi ve yönetim buna sert bir karşılık veremedi. Geçmiş yıllardaki yönetim anlayışı baz alındı sayın Aziz Yıldırım yönetimi değil yanlış anlaşılmasın, sayın Ali Şen dönemi bu dönem bel altı vurur ama karşı tarafın bel altı vurduğunu insanlara inandırırdı.
Tamda bu senaryo karşımıza yine bu şekilde çıktı, hiç bir şey için geç değil, mali genel kurul özelinden yapılacak gerçekçi ve doğru hamleler güçlü şekilde ayağa kalkmamızı sağlar.

Yukarıda bir başka satırda belirtiğim gibi doğru tektir, dibi görmüş ve ayağa kalmak isteyen bir insan en çok sevdiklerini yanında ister, işte camiamızda bu eda ile birlik ve beraberlik ile güçlü şekilde ayaklanır.

Yazmak istediğim daha onlarca satır var ama çok uzun oldu yazı bir yerde tadında bırakmak gerekli. Yaz ayının ortasında bitti bu sezon tüm dünyayı etkisine alan ve henüz etkileri devam eden virüs nedeni ile sağlık olmadan hiç bir sosyal ortamın tadının olmadığı dersini almış olduk.

Kalan yaz günlerinin hep mutluluk getirmesini dilerim aileniz ve tüm sevdiklerinize sevgi ile kalın ve hayatın getirdiklerine inat kocaman bir gülücük bırakın çerçeveye; yeni sezonda görüşmek üzere!!!