Şampiyonlar ligi dönüşünde rakibimiz Antalya’ydı. Avrupa dönüşü puan kaybı yaşamamak bizim için çok önemliydi. Sergen hocamızın eksiklikler ve yoğun maç programı karşısında rotasyon yapması çok normal. Hesapta olmayan ise maç esnasında sakatlıklar yaşamamız.
İlk yarı istediğimiz hiçbir şeyi gerçekleştiremedik. Bunun başlıca sebepleri tabiki öncelik olarak sakatlıklar. Sonrasında Gökhan Töre, Salih Uçan ve Kenan’ın takımın temposuna ayak uyduramaması ve vasat performansları. Gerçekten çok kötü maç çıkarttılar. Bu kadar yoğun maç programında her oyuncumuza ihtiyacımız var. Biran önce takımımıza ayak uydurmaları gerekiyor.
Antalya ilk 45 dakikada yapılması gereken her şeyi doğru yaptı ve 2 farklı üstünlüğü yakaladı. Daha fazla gol bulabilirlerdi. Çok iyi oynadılar.

2. Yarı ise bambaşka bir Beşiktaş izledik. Rachid Ghezzal oyuna girdikten sonra Siyah Beyazlı ekibimize bambaşka bir hava kattı. Sihirbaz sayesinde pozisyonlar bulmaya başladık. Son haftalarda özellikle sosyal medyada Ghezzal için saçma sapan eleştiriler gördüm. İnanamadım. Bu adam geçen senenin en iyi futbolcusuydu. Anlaşılan birilerinin kuyruk acısı geçmemiş daha. Rachid sadece 45 dakikada tüm eleştirilere cevap verdi. Gerçi önceki maçlarda da yapması gereken her şeyi yapmıştı.

Batshuayi ise adeta bir dinamo. Yorulmak nedir bilmiyor. Son vuruşları kötü diye eleştiriliyor olabilir fakat onun kadar koşan, kovalayan başka bir santrafor ben bu güne kadar görmedim. Müthiş bir futbolcu. Bizim için büyük şans.

Rachid ve Michy’nin bu performansına Larin de ayak uydurunca goller bulmaya başladık. Muhteşem bir geri dönüş izledik. Hiç kolay değildi 2-0 dan dönmek. Her şeye rağmen geri dönmesini bildik. Bu maçı kaybetsek de hesap sorulacak bir durum yoktu gerçi. Çok fazla sakatımız var. Ama bu sene kadro derinliğimiz yeterli. Bu sakatlık girdabından olması gerektiği gibi çıkacağız.

Sıradaki maçımız evimizde Adanademirspor ile. Büyük taraftarımız ile 3 puana ulaşacağımızdan eminim.

LA VİTTORİA SARA NOSTRA.