Beşiktaş 3 hafta ara verdiği lige çok kritik bir maçla geri döndü. Öyle ki bu maç, Beşiktaş’ın lige havlu atıp atmayacağını belli edecekti büyük ölçüde. Kağıt üstünde kolay bir maç gibi görünmesine rağmen Beşiktaş taraftarının çok gergin beklediği bir maçtı.
İlk devrede özellikle Rosier–Ghezzal ikilisinin sağ kanatta yaptığı olumlu etkiyle önceki haftalardan daha iyi bir hücum seti izledik. Denizlispor’un da zayıflığının etkisiyle maç Beşiktaş’a bakar şekilde başladı. Aboubakar–Atiba ikilisi iki farkı getirdi bize. İkinci yarı Rosier–Ghezzal iş birliğiyle rahatlayacağımızı düşündük.
Josef’in atılmasıyla cehennem dakikaları başladı. Çok kötü zamanda yenen gol, geriye yaslanan Beşiktaş ve bittiği düşünülen maça geri dönen Denizlispor. Tatile çıkmış bir takımı maça döndürdük yine kendi elimizle.
Bu maçta eleştirilecek başlıca konu 3 ön libero tercihiydi. Ama maç içinde bundan daha büyük hatalar geldi. Değişikliklerin aşırı gecikmesi ve genelinin yanlış değişiklikler olması, Aboubakar’ın aşırı yorgunken sahada kalması, Larin’in kanat performansı verememesine rağmen ilk çıkanın Ghezzal olması, Dorukhan’ın kırmızı kart sınırlarında gezmesine rağmen oyundan alınmaması maçı az daha elimizden götürüyordu.
İyi başlayan maç yine bildik kabus sahnelerine döndü. Beşiktaş’ın takıma özellikle ofansif orta saha enjekte etmesi şart. Mensah, Oğuzhan, Ljajic üçlüsünden en az biri Beşiktaş formasıyla sahada olmak zorunda. Yoksa Beşiktaş’ın bu oyunla geleceği pek parlak gözükmüyor.