Her hikaye bir varmış bir yok muş diye başlar ama 2021/2022 sezonun 38 haftası da yokmuş gibi son buldu.

Futbol hayat benzer yazarım ve kanımca pek çok takipçim benim ile aynı fikirdedir. Neler sığar bir hayat hikayesine tahmin edemem ama şu 38 haftalık periyotta yaşadıklarımızı yaşayacak bir hayat hikayesi nadir bulunur.

Hafta sonu futbolsuz nasıl geçer diye düşünürdük geçmiş sezonların sonunda, öyle bıktırmış ve bitirmişler inanın aramaz olanların sayısı fazlası ile artı. Hakem hataları, kural hataları, göreve son verip üst kuruldan dönme derken federasyon başkanı ve hakem kurul başkanı istifası ile son bulan gerilim yüklü senaryonun ne izleyeni nede yöneteni anladı olanları.

Takımımız sezona iyi başladı ancak net bir durum vardı birileri bir oyun kuruyor ve bu oyunun nasıl sonuçlanacağını daha ilk düdük itibari ile belirlemişlerdi. Ama kendileri bile kontrolden böylesi çıkacağını tahmin etmiyordu, işimize geldiği gibi yapıp anı kurtarmak ülkemizin tüm iş kollarında vazgeçilmezimiz oldu.
Hal böyle olunca üstünlük kurma çabası sahayı geçti ve futbolu yöneten kurullara sıçradı. Çok başlı yönetimin üstüne ligin önemli takımlarının sezona kötü başlamaları ve sezon içindeki dalgalanmaları eklenince aslında istenen sonuç haftalar önce alındı.
Küçük gibi gösterilse bile en öneli sorun naklen yayın ihalesiydi, kanımca bu konu kurulların sezon içindeki üstünlük savaşının altında yatan en önemli neden, ben olmazsam futbol olmaz efeliği freni patlayan futbolu bitirdi…

Camiamıza bakıldığında sorun tek nefeste söylene bilirdi ancak takımın sezona iyi başlaması bunu geciktirdi.
Takım sezona iyi başlayınca bunu tehlike gören futbol kurumları acımadan bastı frene ve içimizdeki bölünmüşlük ortaya çıktı.
Çok uzaklara gitmeyelim sezon bitti, İsmail hoca büyük bir bölünmüşlüğü birleştirdi ve bunu göreve devam edip etmeyeceğini bilmeden yaptı.
Bazen bir teşekkür bin kupaya bedeldir bunu yapmayıp eleştirenler son düdüğün sonunda hemen ortaya çıktı.
İnanın nasıl bir ortam, nasıl bir hoca ve oyuncu grubu istiyorlar sorsanız hayal çok ama gerçek yok.

Bütün bu olanlara rağmen son maçlarda tribünleri böylesi coşkulu görmek tarif edilmez bir duygu!!!
Oynattığı oyunu eleştire biliriz ama bizim içimizden camiamızdan çıkan canımız kanımızdır.
Başarısı ve başarısızlığı hepimizindir. Teşekkürler büyük yürekli İsmail hocam…

Her kurumun konunun yaşananların sahte olduğu bir sezon geride kaldı.
Ders almamız gereken çok konu var, bu konular sadece camiamıza özel değil, futbolu seven her bir bireyi ilgilendiriyor.
Konu lafa gelince mangalda kül bırakmıyoruz ama futbolumuz böyle gider ise küllerinden tekrar doğamayacak.

Yeni sezon erken açılacak ve bembeyaz bir sayfa var, yeni teknik adamımız isim olarak tartışmaya kapalı ve kanımca geçmiş sezonlara göre daha kolay bir sezon tüm takımları bekliyor.
Umarım futbolun sadece sahada oynanacağı bir sezon olur. Jorge Jesus ismi yurt dışı adına transfer ve tüm konular için bir artı ama yeşil zemin her an yeni bir hikaye bu hikaye yazılırken; 3 Temmuz ruhunu sahadaki oyuncu kardeşlerimize ve hocamıza yansıtmalıyız.

İleriye adım olarak geçmiş idari başarısızlıklar gündeme olmadık noktalarda getirilmemeli ve sadece ileri adımlar düşünülmeli, taraftar olarak yıldız oyuncu ve kupalar vazgeçilmez isteğimiz.
Tüm dünyayı saran mali kriz hepimizin malumu bunu takımlarımız fazlası ile yaşıyor, yayıncı kuruluş belirsizliği dışında buradan gelecek gelir mutlaka bir kaç kat gerileyecek.
Bunun suçu tüm futbol kurumlarına yazıyor bize burada düşen mali gücümüzce takımımıza katkı vermek.
Sezon erken açılacak ve daha düzenli bir yazı trafiği ile takipçilerimize ulaşmaya çalışacağız, güzel bir yaz diliyorum.
Unutmayın her gün yeni bir umuttur…