Beşiktaş Analiz
Beşiktaş Analiz

Sezon başı  futbolseverlerin şans tanımadığı Sergen Yalçın yönetimindeki Beşiktaş çoğu otoritenin düşüncelerini boşa çıkartarak şu gelinen noktada ligin en kuvvetli adaylarından olmayı başardı. Peki ama bu süreçte neler oldu ne gibi değişikliklerle bugüne gelindi? Acaba Sergen hoca bir dahi mi yoksa bir kısım medyanın hemfikir olduğu gibi şanslı bir teknik direktör mü?

Sezon başı hazırlıklarını 2 haftaya sığdırmaya çalışan ve hazırlık maçı yapamayan Beşiktaş pek de hazır hale getiremediği bir kadro yapısıyla Paok önüne avrupa sınavı için çıktı. Tüm olumsuzlukların üstüste gelmesi ve savunma hattının birbirini tanımayan yeni oyuncularla dolu olması nedeniyle bu erken sınavdan başarısız çıktı. Herkesin ‘Sergen hoca bu iş için acemi galiba’ dediği günlerde lige girildi. Birkaç olumsuz maç ve buna Konya yenilgisi de dahil işler kötü gitti. Sanırım Konyaspor maçından daha sonra keskin kararlar alan Sergen hoca ilk neşteri vurarak Lens gibi isimleri kadro dışı bıraktı ve oyuncularına şu mesajı verdi. Herkes gider ben kalırım, bana uymayanın burada işi yok. Bu çoğu hocanın ligin henüz başında cesaret edebileceği bir hamle değildi. Elinde henüz üst düzeyde futbol oynamamış Larin ve Nskala, sakatlıktan yeni çıkmış Aboubakar tecrübesiz Rıdvan kulübe yeni katılmış yabancı oyuncular ve verimsiz Ljajic vardı.

Zaman içerisinde bu isimlerin bazıları bulundukları bölgede birer etkili oyuncuya dönüşürken bazıları da başka ve yeni oyunculara evrildi. Larin gibi başka bölgede oynayarak yıldızlaşan Ghezzal gibi takıma çabuk uyum sağlayıp skora etki eden, Aboubakar gibi bazı Beşiktaş taraftarlarının bile şüpheyle baktığı bir golcüyü zaman zaman 10 gibi oynatıp tüm bu oyunculardan verim aldı. Şenol hoca zamanında oynamaya başlayan Rıdvan’ı güçlendirip yabancı bir transferin önünde forma giymesini sağlarken savunma problemleri yakasını bırakmadı. Sık sık sakatlık virüs veya formsuzluk sebepleri ile bu savunma kurgusu sık sık değişti. Belki de kafasındaki  savunma 4’lüsü bu olmamıştır sezon başında ama yine de genç 2 tane kaleciyi hem Beşiktaş’a hem de Türk futboluna  kazandırdı ve bu büyük bir artı.

Yapamadıkları arasında Gökhan Töre ve Ljajic gibi oyuncuların katkısını az alabilmek , önde oynarken ani kontralarda pozisyon verebilmek ve zaman zaman oyun insiyatifini rakibe bırakmak olarak sayabiliriz fakat korkunç bir derbi başarısının olduğunu kabullenmeliyiz. Devre arasında yapılan Cenk transferi de taraftarı daha bir umutlandırdı. Sezonu şampiyon olarak bitirebilir mi bilemeyiz fakat Beşiktaş daima Türk futboluna yeni isimler ve yeni rekabetler kazandırmıştır. Sergen hoca da bu becerisiyle daha uzun yıllar doğup büyüdüğü camiasına hizmet edecektir diye umuyorum. Herşeyden önce ülke futbolu yıldız bir teknik direktör kazanmıştır.