Trendyol Süper Lig’in 5. Haftasında, ligimiz adına futbolu ve yönetiliş şeklini takdir ettiğim, İstanbul’un güzide kulüplerinden Kasımpaşa’ya konuk olduk.
Benim ile yaşıt ya da büyüklerim çok iyi bilir ki Kasımpaşa tribün grupları ve derneklerden önce, tribünümüzün en önde gelen semti ve göğüs gereniydi. Ama kader rakip olmak ise mücadele bu işin ruhudur. Akıl karışmadan çatır çatır sahada terleyeceksin.
Ev sahibi hiç çekinmeden bunu sahada gösterdi. Özellikle ikinci yarı sahaya koydukları ruh, ilerisi için hedef maçlarında favori olduklarının net göstergesi.
Sabah maç öncesi sosyal medya hesabımdan paylaşmıştım. Maçın net şifresi pas oyunuydu. Beklentilerin altında kalan pas yüzdemiz için sahadaki iletişim hatasını net olarak yazarım.
Birkaç pozisyon da net şekilde göze battı. Bir başka neden ise özellikle ikinci yarı düşen oyun için skor avantajı ve cumartesi akşamı oynanacak derbiye kayan oyuncu kafaları.
Sezon başı yazımda hocamızın sonuç odaklı işler yapacağını yazmıştım. Dün akşam üzeri oynanan oyun için bunun tam tersini gördük, sorumluluğu oyuncularımız aldı.
Ev sahibi topu bize bırakarak kendi yarı alanında bizi karşıladı. Bu aslında kurdukları bir oyun tuzağıydı, savunma arkamıza hızlı geçişler yapmaya çalışacaklardı.
Oyunu kusursuz oynayan stoper ikilimiz ve İsmail Yüksek buna izin vermedi.
Savunmamızın sol tarafından ilk yarı önemli pozisyonlar verdik. Çağlar burada müthiş kademeler yaptı.
Ev sahibinin pır pır olarak nitelendireceğim kanat adamları olumlu işlere imza atarken pas oyununda yaptıkları hatalar gözden kaçmadı.
Forvet oyuncumuz El Nesyri gol yolları için olumlu sinyaller vermedi ancak diğer oyun bölgelerine getirdiği yardım ve derine inerek yaptığı hamleler orta alanımız adına rahatlamayı sağladı.
Gezerek oynayan forvet oyuncusunun artısını önümüzdeki haftalarda ikili hücum oyunları oynanırken göreceğiz.
İlk yarı için takımın hırslı bir görüntüsü vardı. Bu olumsuz oyunun tek mutlu eden tarafı, yeri geldiği zaman tempoyu ayarlamamızdı.
İkinci yarı oynanan kötü oyunun ayakta kalanlarını ve sahadaki emeği tebrik ediyorum. Deplasman tribünü, hani bir şiir kıtaları vardır ya, ”İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı” der gibi sildi kulakların pasını. Derbi öncesi mesajı kendi yakalarında verdi.
Güzel bir hafta diliyorum. Cumartesi akşamı sadece futbolu konuşalım ve yazalım.