
Yazıma 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutlayarak başlamak istiyorum.
Dün akşam Denizli deplasmanında 3-2 galip gelerek biraz da olsa nefes aldık. Topla oynama yüzdesine baktığımızda çok önde olmamıza rağmen üretkenlik kısmında maalesef başarılı olamıyoruz. Bunun başlıca sebebi Sergen hocadır. Orta sahada Dorukhan yerine ofansif yönü daha güçlü olan futbolcularımız tercih edilebilirdi. Hocamızın Nskala ve Velinton ısrarını hala anlayamadım. Ayrıca Larin bu takımın topçusu değil. 30 yaşındaki Velinton’a çizgi defansını öğretmektense 21 yaşındaki Montero’nun hata yapmasını tercih ederim.
Futbolcu kalitemiz maalesef hiç iyi değil.
Valentin Rosier’in ilk maçındaki performansını ben çok beğendim. Tabiki Denizli maçı kıstas değil ama hızı, oyun bilgisi ve hırsı iyi işler yapacağının garantisini veriyor. Yaptığı asistle bu takıma daha çok katkı sağlayacağının sinyallerini verdi.
Rachid Ghezzal ise nedense Hasiç’in tecrübeli versiyonu gibi geldi bana. Ayaklarına hakim. Asist yapabilen ve duran topları iyi kullanan bir futbolcu. Hasiç’e tecrübe konusunda katkı verirse iyi bir futbolcu kazanmış oluruz.
Aboubakar’ın performansı her gün daha iyiye gidiyor. Sevindirici çünkü yedek forvetlerimiz maalesef kalite anlamında yetersiz.
Maçın geneline baktığımızda ise hocamızın oyuncu değişikliklerinde geç kaldığını düşünüyorum. Josep’in haklı kırmızısından sonra oyunun kontrolünü rakibe vermemiz kabul edilemez. Genel olarak hücumda üretemediğimiz için kötü futbolumuz 3 puana rağmen devam ediyor.
Son olarak Nskala, Velinton, Larin ve Necip bu formayı hak etmiyorlar.
29 Ekim Cumhuriyet bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum.
İyi haftalar dilerim.