Ana Sayfa YazarlarSONUNA KADAR DEVAM

SONUNA KADAR DEVAM

by sega
352 Okunma
A+A-
Reset

Bu akşam şampiyonluk yolunda kafalarda herhangi bir puan kaybı ihtimaline dahi yer vermediğimiz tamam ya da devam maçına çıktı fırtına. İki haftadır şanssız şekilde alınan beraberlikler olmasa belki şimdi çok farklı ihtimalleri konuşuyor olabilecekken şu durumda rakibimizin puan kaybını bekleyecek olmamızdan dolayı buruk bir sevinç yaşıyoruz.

Maçla ilgili de söylenebilecek çok şey var. İlk 30 dakika organize şekilde hücum eden ancak ileride çok fazla adamla çıktığı pozisyonların dönüşünde tüm defansif defolarını sergileyen bir Trabzonspor izledik. Örneğin Feghouli’nin ilk pozisyonunun gol olması işten bile değildi ki, işimizi bir hayli zorlaştıracaktı bu tip bir gol. Neyse ki yemedik diyelim. Oyun bu bölümlerde ortada gibi gözüküyordu ama bunun nedeni defansif olarak zayıf kalmamızdı. Galatasaray’ın bize yaptığı defansı biz onlara yapabilsek bu kadar pozisyona giremezlerdi ama defansif sıkıntılarımız zaten herkesin mâlumu, bir sürpriz olmadı bu durum bizim için. 35. Dakikaya gelindiğinde ise Feghouli’nin Da Costa’ya neden yaptığını kimsenin anlayamadığı bir hareket nedeniyle 10 kişi kalan eksik Galatasaray karşısında sazı elimize aldık. Bu noktadan sonra 65 dakika boyunca oyunun kontrolünün tamamen bizde olduğunu ve 2. Golden sonra geride rahatlıkla yaptığımız paslarla yaptığımız aktif dinlenmeyle birlikte üzerimize gelmeyen Galatasaray karşısında rahat bir galibiyet aldığımızı söyleyebilirim. (burada bir parantez açalım. Sadece 1-2’den sonraki 1-3’e kadar olan bölümde takımın anlık bir panik havası içerisine girmesi  yaklaşık 2-3 dk taraftarları terletti diyebiliriz)

Yazımı fazla uzatmadan biraz bireysel oyuncu değerlendirmesi yapmak istiyorum.

Bugün sahanın en dikkat çeken oyuncusu Parmak’tı diyebiliriz. Sene başından beri ondan istenen oyunu corona arasından sonra sergilemeye başladı ve her geçen gün sorumluluk alıyor, üzerine koyuyor. Rakip oyuncuları gerçekten çok zorladı, hafif sakatlığına rağmen çok efor sarf etti.

Kamil Ahmet belki ofansif olarak ileriye Pereira kadar iyi çıkamadı ama topun rakipte olduğu anlarda Pereira’dan çok daha iyi baskı yaptı. Takıma kritik yerlerde güzel toplar kazandırdı, İleriye çıkışlarda ise dediğim gibi Pereira kadar değildi ama üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Yerine giren Serkan’ın da son dakikadaki kritik bir pası dışında (ki orada da topu kaybetmedik zaten ama gereksiz bir pastı) hatasının olmadığını söyleyebilirim. İnşallah olacak bu çocuk.

Sosa üzerine düşeni fazlasıyla yaptı. Ekuban’la ikisi hakkında fazla bir şey yazmaya gerek duymuyorum, bildiğiniz gibiler 🙂

Sörloth ağrılarına rağmen yine insan üstü çabasıyla galibiyeti getirdi. Son dakikadaki deparıyla artık kimin görse ‘Sörloth golü’ diyeceği golle perdeyi kapattı, bizim için büyük bir şans kendisi.

Ndiaye biraz etkisizdi sanki bu maç ama benim asıl üzerinde konuşmak istediğim ve sona sakladığım ismi hepiniz anlamışsınızdır. Hüseyin Türkmen… Maçta Trabzonspor ne zaman olumsuz bir hareket yapsa Hüseyin Türkmen mutlaka oradaydı ve olayın baş kahramanlarındandı. 2-0’da takım rahat paslaşırken top ne zaman Hüseyin’e gelse ya Galatasaray’a atak şansı verecek, ya da topun bir şekilde zor bir yere gitmesini sağlayacak hareketler yaptı. Gereksiz yaptırdığı penaltı sonrası takım onun sayesinde (!) elinde olan maçta gereksiz bir panik yaşadı. 0-0’ken de bir sürü benzer olumsuz hareketi vardı, şimdi hepsini saymaya kalksak sabah olur zaten. Biz de Hüseyin’e başta çok hoşgörüyle yaklaştık ama bu iş Fenerbahçe’nin Jailson hikayesine dönmeden gerekli adımlar artık atılmalı. Takımın kalitesini bariz düşüren bu oyuncu artık kendine bir çeki düzen vermeli ya da yerine başka isimler denenmeli. Bu kadarı gerçekten fazla.

Neyse, öyle veya böyle almamız gereken 3 puanı aldık ve sadece 4 maç kaldı. Rakibimizin takılmasını bekleceğiz artık. Biz kalan 4 maçı da alırsak şampiyon oluruz, bu akşamki ruh 4 hafta daha sergilensin yeter. Ligi kazanalım, sonrasında Olimpiyat stadında inşallah seyircili oynanacak bir maçın ardından Gabriel’i içine koyacağımız kupayı da alarak sezonu çifte kupayla bitirelim. İyi haftalar Trabzonsporlu:)

Leave a Comment