Aşıklar şehri İstanbul gün boyu yağmurlu ve puslu bir hava yaşadı.
Dolmabahçe’ye giderken aslında kulübün içindeki havayı yansıtıyordu, yağmur taneleri nasıl kaldırımlara düşüyor ise aklımıza milyonlarca soru düşüyordu.
Maç saati yaklaşıp kadro açıkladığında içimiz derin bir of çekti, keza takım böyle bir durumdayken daha çok takımı benimseyen isimler sahada olmalıydı. Kabul sezon başı birinci forvet olarak kadroya Samatta katıldı ama durumu ortada ve bu maç sahaya direk çıkması oldukça önemli bir hataydı.
İrfanın kalitesi önemli ama maç eksiği cepte ve mecburi şekilde iyi niyetle mücadele eden bir Nazım Sangare gerçeği, sekiz buçuk kişiydik ilk yarı boyunca sahada ve çok önemli bir karakter kondu.
İlk yarı boyunca her iki takımda önde baskı yaparak bir birini oynatmamaya çalıştı, oyun alanlarını iyi kapatarak ev sahibinin diri ataklarına müsaade etmemeye çalıştık.
Sağ hücum bölgemizden bek desteklerimiz ile hatırı sayılır pozisyonlar yakaladık.
Yazıya başlar iken yazdığım hava bu kaçan pozisyonlarda ve ev sahibinin yakaladığı iki net pozisyonda etkin oldu.
Takımda topa basıp nefes aldıracak isimler mevcut ancak onlarında kafası şüphesiz doluydu.
İkinci yarı başı ile birlikte golü yediğimiz gibi baskıyı aşırı hissettik, işte bu dakikalar içinde ayakta tek kalan isim Altay takım maça tutunmasını sağladı, sahadaki onca tecrübeli isim çıkarken top kaybediyor ve doğru pas yüzdesini bir türlü yakalayamıyordu.
Bunun en önemli sebebi hafta içi yapılan toplantılar, oyuncular bir birleri için oynamaya çalışır iken hatayı düşünmeleri çok normal işte burada teknik adam yardımı gerekli sahaya ama onunda çok mücadeleye destek vermeye niyeti olmadığı maç başı kadrosu ile belliydi.
Oyunun son bölümüne yaklaşılır iken iki önemli atağı yine kalecimiz Altay başarı ile çıkardı, bu dakikalar sonrası oyunu rakip yarı alana doğru oyuncu müdahaleleri ile yığdık bu esnada oyuna giren bir ismimiz can sıkıcı hareketler yapsa bile oyunun hakimiyeti ellimizdeydi ve rakip teknik adam sahaya doğru müdahaleleri yapamadı.
Oyun bölgeleri doğru yardımlaştı ve her sahipsiz top doğru müdahaleler ile oyuncularımız tarafından değerlendirildi.
Şu dakikaları gören gözler saçını başını yolmasında ne yapsın tüm oyununu hikayesinde neredeydiniz yada daha doğru soru neden isyan edecek adamlar sahada değil yanında oturdu?
Önemli ataklardan bir gol bularak sahadan bir puan ile buruk bir şekilde ayrıldık, hocamız maç sonu yine uzun maç takviminden bahsetti ve hiç bir şey bitmedi demeyi ihmal etmedi.
Evet bitmedi ama büyük tehlike arkadan gelen takımlar bize yanaştı, yukarıyı hesap ederken sezon başından bu yana hocam yaptığın yanlış ve hatalı işler geriden gelenleri düşündürüyor.
Gece yine buruk ama unutulmayacak sahneler ile bitti; Altay’ın göz yaşlarını ve ilk topa koşmayan Ferdiyi unutmaz bu buruk yürekler.
GÜZEL BİR HAFTA DİLİYORUM SAĞLIK İLE KALIN!!!