İstanbul’daki ilk maçtı ve gitmeden duramadım. Stada giderken içimde turu geçmekle ilgili bir hayal yoktu. Acı gerçeklerin farkındaydım ve ne yazık ki turu orada kaybetmiştik.

Kadrolar belli olduğunda Barış Alper Yılmaz’ı görünce çok mutlu oldum. Çünkü bir önceki yazımda Fatih hocaya bu maçta Barış Alper Yılmaz’ı oynat hocam diye bir ricada bulunmuştum. Bugün onu özellikle izledim ve çok beğendim.

Şurda 2-3 ay önce Keçiörengücü’nde oynarken bugün Galatasaray forması giyip Şampiyonlar Ligi ön elemesi oynamak çok farklı duygular..

Maçla alakalı ve ya bireysel performansla alakalı birşey söylemek istemiyorum. Sonuçta bugün sahaya çıkan kadrodan en az 5 kişi değişecek. Bunu oynayanlarda biliyordu. Burda tek sıkıntı şu ;

5 kişi değişince ne değişecek !!!!..

Takımın kalitesi artacak. Bu kesin. Fakat ben ve milyonlarca Galatasaray’lı Psv maçında da sabretti. Sabrederken üzüldük. Üzülürken bazı şeylerin biraz daha farkına vardık. Fakat St.Johnstone maçında yeni transferler sahada olacak. Artık futbol zamanı. Artık stadta taraftarlarda var. Süper futbola gerek yok. Herkes futbol seyretmeye razı. Çünkü ;

İnsan sevdiğini güçsüz görmeye dayanamıyor..

Galatasaray sahada güçlü olmalı. Güçlü bir oyunu olmalı. Sağlam bir defansı,koşan ve savaşan bir orta sahası,yaratıcı ofansif oyuncuları ve bitirici klas golcüleri olmalı. Serbest vuruş olunca heyecanlanmalıyız.

Özledik o Galatasaray’ımızı..

Başkanımız gerekli takviyeleri yaptı. Daha da yapılacak. Artık iş Fatih hocada bitiyor. Geçen seneye göre daha fazla ve daha doğru çalışarak, çalışılmış organize ataklar,en azından geçen sene hiç göremediğimiz,bir kere bile göremediğimiz bir duran top organizasyonu görmek ve en önemlisi sahada yenilse bile futbolundan keyif aldığımız, mücadelesinden ve seyretmekten keyif aldığımız bir futbola kavuşmak dileklerimle güle güle Şampiyonlar Ligi,bekle bizi Avrupa Ligi.