Aynı gün içinde Beşiktaş’a 2 gol atıp, Galatasaray’a 32 sayı atan büyük bir yürek

Türk spor tarihinde hem futbolda hem de basketbolda A Milli Takım formasını giymiş tek sporcusu… CAN BARTU

Çınardır FENERBAHÇE !!! Bu büyük çınarın hep büyümesine, bizlere ışık olmasına sebep olan kelimeler ile asla anlatılamayacak kadar değerli büyüğümüz; CAN BARTU VE İLK MAÇTA TRİBÜNDE HAYATINI KAYBEDEN KORAY KARDEŞİMİZİ  bir kez daha saygı ile anarak bu haftaki yazıma başlamak istiyorum.

Saha içine geçmeden maç sonuna gitmek futbolu seven her bir birey için çok değerli olan öge rakip ekip yöneticisi hakem konuşmaları ile ilgili konuşmalar elimizde diyor. Arkadaş sahadaki hatalı karara konuşma hakkına sahip değilsiniz, eğer bu doğru ise transferine karışan, maç takviminde yardımı yapan günü gelince senden karşılığını alır.

Yanlış anlaşılmasın bu cümlem ama bir gerçek vardır hayatta; bir yerlere birilerinin desteği ile gelen ömrünün sonuna kadar bu desteği bekler nedeni acizliği kendi başaramama duygusu olur ama bir gün gelir diyet ödenir….

Yayıncı kuruluş için bir eleştirim olacak; maçın başı tehlikeli bir yan top kazanıyoruz, saha içini göstermeniz gerekirken bana rakip teknik adamı gösteriyorsun. Bakın futbol bizim için çok değerli ama sizde bir farkı daha var. Mali kazanç bir sürü çalışanınız evine ekmek götüren insanınız mevcut maçın içinde bunu bir kez daha yaptınız lütfen futbolu kaos ortamına süren insanları bu kadar değerli kılmayın….

Değer gösterin ekranlarınızda rakibimizin doktorunu ön plana çıkartın mesela bir kaç dakika değil dakikalarca bahsedin futbol bu şekilde güzel olur. Maçın hakemi aldığı talimat neyse ona göre hareket etti; bu benim görüşüm ne şişi nede kebabı yak mantığı ile lokanta sahibinin işine geleni yaptı.

Sahada dün akşam özelinde iki teknik adamın önceliği kendi kariyerlerine verdikleri sakin ve tarafsız izleyen tüm futbol severler gördü. Hocamız yenilmezlik serisi kendi yönetiminde bozulmasın mantığı ile takımı ileri çok taşımadı. Rakip ekip hocası ise skoru sadece oyuna golcü oyuncu alarak yakalarım mantığı ile hareket ederek bu oyunda aslında çok büyük bilgi birikintisinin olmadığını tüm futbol ailesine gösterdi.

Sahada mücadele ve savaş doksan dakika boyunca hep var oldu. Adına yakışan bir oyun sergilemek isteyen iki ekip oyuncularını taktir etmemek mümkün değil, her biri kapasitesi kadar bu resitale yardımcı olmaya çalıştı….

Oyuna çok iyi başladık kontrolü kırmızı kart çıkana kadar hep ellimizde tutan taraf olduğumuz gibi rakibe bu dakikaya kadar pozisyon verdik. Bu dilimde rakip takım oyuncuları savunma oyununu alanları doğru kapatarak yaptı.

Yine bu dilimde yaratıcı oyuncu eksiğimiz göze batan önemli bir nokta eğer skoru kart görene kadar bulsak çok farklı bir oyun hikayesi bizleri beklerdi.

Kart sonrası ilk yarıyı oyunu geride kabul edip gol yemezsek devre arası bir çözüm mutlak bulunur düşüncesindeydim, ama teknik adamları size anlatırken ifade ettiğim konu hocamızın sağlıklı karar almasını engelledi…

Kalecimiz maç boyunca hatalı çıkışlar yaptığı gibi kırmızı kart öncesi oyuna sakin başlamayarak pozisyonun başlangıç nedeni oldu. Sahada yedimiz golde Martinin sakatlığı nedi ile dokuz kişiydik. Harun bu pozisyonda yan topu almalıydı, bu tür üst düzey maçlar için daha tecrübesiz olduğu maç boyu hal ve hareketlerinden net belli oldu.

Bazı göze batmayan ancak oyunun gizli kahramanları vardır; daha çok savaşır hiç belli olmayan noktalarda açıkları kapatırlar bunu birde golü atarak süsleyen ELMAS sahada görevini yapan isimlerin başındaydı. Bulduğumuz golde rakip ceza sahasına yaptığı koşu kadar İspanyol golcümüzün oyun aklı unutulmamalı; Dirar ve Serdar Aziz fizik güç olarak arkadaşlarından bir adım önde göründü…

Mücadele dolu bir oyun sevabı günahı ile son buldu; umarım yönetim kurulumuz dersini iyi çalışır ve alması gereken kararları doğru alır…

MUTLU BİR HAFTA DİLERİM….