Bu ara maç yazısı yazmak çok önemli bir anlam ifade etmiyor. Takımın durumu kadar lig içinde yaşananlar bunun önemli göstergesi.
Baş döndürücü, yaratıcı, tüm liglere meydan okuyan bir hikaye gibi, kısmen heyecanlı ama isteklere göre yazılan oynanan bir masal ve tiyatro!!!

Boşlukları doldurmak çok zor futbolumuzda kimin nasıl bir hesabı var. Anlamak ve çözmek çok zor, manevi sevdadan zengin insanların güç gösterisi mekanlarına döndü.
Benim fikrim takımların mali zorluk çekmesinin nedeni bu insanlar ve ekonomideki ağır güçleri, yanlış idareler işin tuzu biberi olmuş.

İki binli yılların başı ile büyüyen futbol piyasası, ülkelerin baronlarına, çok sıcak bir kapı oldu.
Hızla tadına tat katan bir pastadan kim tatmak istemez? İşte böyle çöküşe girdi dünya futbolu sadece güç dengesi ve yönetenlerin insafı ile ayakta duranlar üst düzey lig adını aldı.
      Suyunu çıkarmayı severiz tüm güzelliklerin milletçe futbolun’da öyle oldu!!!

Takımlar tüm dünyada önemli semboller ifade eder. Ülke futbolumuzda halkı en iyi ifade eden yön ve fenerdir; FENERBAHÇE !!!
Kurtuluş savaşı ile başlar ve onlarca hizmet ile devam eder, bu büyük güç vatanına korkusuzca ve büyük bir kudret ile hiç geri adım atmadan önce vatan diyerek.

İşte böylesi büyük bir sivil savunma örgütünü elle geçirmek, çok önemli bir hamle olurdu.
Üstelik camia hızla güçleniyor, şimdilerde olduğu gibi asla mali zorluk çekmiyordu.

Önde gelen bir camiası haline gelirken, onlarca genç kardeşimiz için spor yurdu olmuş. Eğitimleri için uğraşan idareci ve hocaları sonunda iyi sporcular olmasalar dahi vatanlarına üst düzey hizmet veren beyinler olmaları için gece gündüz çalışıyorlardı.

Bir futbol takımından daha fazlası olmuştu, böyle bir oluşuma sahip olmak için ilk tiyatro oyununu kendi sahnelerine, 3 Temmuz 2011 tarihinde koydular.

Milyonlarca yürek bir oldu sert bir kaya gibi karşılarında dimdik durdu!!!

3 Temmuz ruhu ile devam etmeliyiz, biz ayrı ayrı tavır aldıkça hakemler rahat düdük çalıyor. Rakip üstündeki etkimizi hissetmiyor, amaçları elle geçirmekti başaramadıkları için bunları yapıyorlar.
Şehir deplasmanlarını zor hale getiriyor, zirve yarışından uzak olmamızı sağlıyorlar ve üzgünüm bizler hatalı tutumlarımız ile bunlara izin veriyoruz.

Küllerimizden doğar eski mali başarıyı yakalar isek hizmetlerinde kullandıkları ekipleri sadece geride bırakmak ile kalmayız.

Sahayı değerlendirecek olursam, en güzelini yine en çok koşan mücadele eden adam söyledi. Gustavo takımın ruh halini  özetledi, sorumlu ilan ettiklerimiz değil.
Yine en çok biz olan ifade etti her şeyi, kulübe tekmelemek yumruklamak ile benim gözümde bir artı kazanmaz oyuncu, mücadelesi ile kazanır, kaldırdığı kupa ile kazanır.

Bende izler iken duvarları yumrukluyorum, içim acıdığı gibi ellerim acıyor, ama karşılığında büyük armaya gerçek hizmeti bekliyorum.

GERÇEK SORUN BENİM GÖZÜMDE
Bir teknik adam yada yönetici değil, kişilere bağımlı kalan topluluk, fikirler ayrı olur.
Ama ortak paydaş Fenerbahçe denir. Oyuncu saha içinde tribün bir olunca daha kendini bilen olur. Hata oyuncu, teknik adam, yönetici kadar bizlerindir…