Yazıya başlama tarzım lütfen sizlere bahanelerin arkasına sığınıyor izlenimi vermesin. Yakından tanıyanlar iyi bilir, şartlar nasıl olursa olsun elimden geleni yaparım hayat içinde ancak bazı noktalar vardır. Güçle ve kudretle belli kalıplara sokulan, ekonomisinin büyüklüğü nedeniyle futbolda işte tam bu şekilde yönetiliyor.

Bir pastaya benzetiriz bu tür ekonomik güçleri, dilimleri dilediklerince paylaşmaya çalışan şirketler; günümüzde mahalle kültürümüz olan futbolun, içine sert bir giriş yapıp amatörlüğü bitirip profesyonel hayatı esir aldılar.

Dün gece oyun çevir kazı yanmasın mantığı ile yönetildi, en azından benim düşüncem ve görüş açım budur. Ülke futbolumuzun bahis organizesi eski federasyon başkanının elinde olunca ve yayıncı kuruluşun bir aylık faturası bir aile yaşantısına lüks geliyor konumda olunca aklına başka bir şey gelmez oluyor.

Bütün bunları izlenir konuma, sevilir hale getirmek için hayali bir yarış yaratıyorlar. Aslında gerçek futbol sevenlerin heyecanını bitirip, algılar ile camialar içinde bölünmeler yaratarak pastanın dilimlerini diledikleri şekilde paylaşıyorlar.

3 Temmuz 2011 bunun derin bir başlangıç noktasıydı ve henüz devam ediyor. Güçsüz bırakılacaklar ve algılara hizmet verecekler, bir grup halinde isteklere bağlı yönetiliyor.

Yani mahalle kültürümüz olan futbol artık ekonomik bir güç ve global şirketlerin hizmetinde tüm dünyada olduğu gibi ancak burada biraz daha farklı yönetiliyor.

Ben sahaya dönerek kazın nasıl çevrildiğini anlatmaya çalışayım, öncelikle ev sahibi ekibin Lopez pozisyonunda bir penaltısı var. Kalecimiz Altay af olmayacak bir diz çıkardı, ancak bütün bunlar net üç tane penaltımız olduğu, yediğimiz gol öncesi faul yapıldığı gerçeğini değiştirmez.

 

Zamanında verilecek doğru kararlar oyunun hikayesini bambaşka bir şekle getirir, lig liderinin adını değiştirirdi. Kardeşlerine demişler bu havayı bir yakalarlar ise bizim hesaplar değişir. Yürür giderler ve ekonomi alt üst olur; 3 Temmuzda olanın yeşil zemini organize ettiler dün akşam benim fikrim budur !!!!

Evet benim oyuncum bir araba pozisyonu kaçırdı, teknik adamım her oyunun hikayesinin ayrı senaryolar içerdiğini kestiremedi. Yani aynı kalıp ile sahaya adım attı, evet istikrar ve kemik kadro çok önemlidir.

Ama bu kadro içinde aynı isimler ile doğruyu bulmakta hocanın ve ekibinin işidir. Hayatta gerçekleri hayallerin, futbolda da istatistiklerin örtüğünü yazmıştım. Sanırım teknik adamımız bunun farkına varmaya başladı ve sorumluluğu üstüne aldı.

Emre dün akşam oyundan çok çabuk düştü, Rodrigues çok şahsi bir oyun oynadı, bütün bunlar oyunun hikayesi; sezon boyu yapılan ölçümler ve yağ değerlerinden çok daha önemli ve anında müdahale edilmesi gereken durumlar…

Futbol sahada tam da başlangıç anı ile oynanıyor ve rakamlar kadar önemli zamanındaki minik ama değerli hamleler işte bunları yapması için eleştiriyoruz, teknik adamımızı birinin yada bir ismin arkasında olduğumuz için değil.

Değerli olan benim mantığımda takımdır ve ancak bir bütün olarak bunu yaparsak yukarıda yazdıklarım ile savaşır gerçek bir aile oluruz.

Saygılarımla cümlelerimi bitiriyor, benimle aynı fikirde olmayan her bir okuruma da saygılı olduğumu bilmenizi istiyorum.