Bu akşam 4. haftanın açılış maçında henüz galibiyeti olmayan Kasımpaşa’yı evinde ağırlayan Galatasaray  38. dakikada Falcao’nun golüyle maçı 1-0 kazandı.

Galatasaray bu maça çıkarken 31 galibiyet ve 6 beraberlik ile lig tarihinin kendi evinde en uzun yenilmezlik ünvanı ile çıkmıştı ve bu ünvanını geliştirmeyi başardı.Galatasaray’ı kendi evinde en son 2017 yılının Mayıs ayında Kasımpaşa yenmişti.

Bu akşama gelirsek tüm taraftarların gözü tabiki geliş süreci fazla uzayan,hatta bir ara artık olmayacak diye düşündürten Falcao’nun üstündeydi. Bende tüm taraftarlarla birlikte Galatasaray forması ile ilk kez seyrettim.Bahsettiğim bu sürecin uzaması ve tatsız spekülasyanlardan dolayı taraftarların ve medyanın beklentisi çok fazlaydı. Öyle bir hale gelmişti ki sanki her topu aldığında 4-5 kişiyi çalımlayacak ve şov yapacak. Unutmamak lazım ki Galatasaray forması daha önce Drogba gördü,Jardel gördü,Baros gördü. Falcao’da üst düzey bir golcü ama şahsen ben Falcao’nun Gomis’in yaptığı katkıyı yapmasına razıyım. Zaten şu saatten sonra Diagne gittiğine göre,ondan kötü olmayacağına göre sorun yok demektir. Falcao ilk maçında uyum sorunu yaşamadığını gösterdi.Takım arkadaşlarına göre maç eksiği var ama bu açığı kalitesiyle kapattı. Oynadıkça dahada iyi olacaktır. Attığı gol kendisinede moral olmuştur. İkinci yarı karşı karşıya kaldığı bir pozisyonda Babel’e verdiği pasla bencil olmadığını göstermiş oldu,bence bu çok önemli.

Benim dikkatimi çeken bir konu ise Lemina’nın oyundan çıkışı. Eğer uyum sorunu yaşamazsa taraftarın çok seveceği bir tarzı var,top tekniği yüksek klas bir oyuncu ama henüz hazır değil. Fatih hoca hazır olmayan bir oyuncuyu niye oynattı anlayamadım !!! 30. dakikada yerini Ömer Bayram’a bıraktı ve Galatasaray daha iyi oynamaya başladı. Ömer Bayram geçen seneye göre evrim geçirmiş gibi başladı,kendisini tebrik ediyorum ve performansına şaşırıyorum. Defansın soluna transfer etmiştik ve kendisine çok sabretmiştik ama şimdi defansın önünde oynuyor ve soyadı gibi günler yaşıyor. Aman nazar değmesin diyelim.

Galatasaray’ı genel olarak değerlendirecek olursak bugün çok mu süper oynadı ? Hayır ama topa hakim oldu ve oyuna hükmetti. Oyunun bazı bölümlerinde gelecek adına iyi işaretler verdi fakat defansif açıdan yetersiziz.Lyundama yine bazı pozisyonlarda riskli hareketler yaptı. Rakip Kasımpaşa’yken bu pozisyonlar sorun olmayabilir ama önümüzdeki haftadan itibaren zorlu bir fikstür bizi bekliyor. Bunlardan ilki 18 Eylül Çarşamba günü Club Brugge deplasmanı olacak. Öyle bir maçki bu alırsak sonra evimizde çok kritik bir maça çıkacaz ve moralli çıkmamız çok önemli. Aksini düşünmek bile istemiyorum yoksa herşey başlamadan bitebilir. Bireysel hata yapma lüksümüzün olmadığı maçlar bunlar. 90 dakika full konsantrasyon şart. Brugge forvetinde Diagne var diye düşünmemek lazım, kendi evinde Brugge tehlikeli. Artık Kasımpaşa maçı geride kaldı. Ligi unutup Brugge maçına konsantre olmanın zamanı. Şahsen ben ligi ikinci planda tutuyorum. Ligde zaten gidişat belli,ilk 2 takım belli ama birinciyi zaman gösterecek ve daha çok sular akacak. Benim derdim Avrupa. Galatasaray Avrupa Fatihi’dir. Bu ünvanı hakettiğini tüm dünyaya bir kez daha göstermeli

BEN LİGDE İKİNCİ OLUP GRUPTAN ÇIKMAYA RAZIYIM

Şampiyonlar Ligi bizim yerimiz ve kendimizi tekrar göstermeliyiz. Son yıllardaki kötü gidişatımızı bitirip tekrar Avrupa’da ses getirmeliyiz. Bu yüzden iyi başlamak çok önemli. Tek sıkıntı 28 Eylül Cumartesi günü evimizde ezeli rakibimiz ve ebedi dostumuz Fenerbahçe ile ligimizin en önemli derbisine çıkacaz.      3 gün sonra 1 Ekim tarihinde ise evimizde Paris Saint Germain ile oynayacaz. Gönül isterki 2’sinide kazanalım ama eğer tek galibiyet seçme hakkımız olsa tabiki Paris’i yenelim derim. Fenerbahçe’yi zaten yenemiyoruz, bari Paris’i yenelim,bütün ülke sokağa dökülsün,hem o zaman bu galibiyeti Fenerbahçe’lisi Beşiktaş’lısı tüm Türkiye kutlarız. Haydi Aslanlarım önce Brugge’u buruştur,sonra tüm ülke tek yürek sıra Paris’e gelsin..